appear in - Türkçe İngilizce Sözlük

appear in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"appear in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
appear in f. yer almak
I do not want to say too much because a great deal of data already appears in the report.
Çok fazla şey söylemek istemiyorum çünkü raporda zaten çok sayıda veri yer almaktadır.

More Sentences
Öbek Fiiller
appear in f. oynamak
He appeared in many movies.
Birçok filmde oynadı.

More Sentences
Genel
appear in f. oynamak (oyunda/filmde)
Öbek Fiiller
appear in f. sokağa çıkmak
appear in f. herkesin önüne çıkmak
appear in f. rol almak
appear in f. (bir yere) (bir kıyafetle) gitmek
appear in f. sahneye çıkmak

"appear in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
appear in court f. mahkemeye çıkmak
appear in court f. hakim karşısına çıkmak
appear in concert f. konser vermek
appear in the news f. haberlerde yer almak
appear in the form of f. şeklinde tecelli etmek
appear in court f. mahkeme huzuruna çıkmak
appear in one's dreams f. rüyalarına girmek
(one's name) appear in the press f. adı basında yer almak
Öbek Fiiller
appear in something f. bir kıyafetle görünmek
appear in something f. bir şeyde rol almak
appear in something f. bir kıyafetle gezmek
appear in something f. bir performansta/gösteride yer almak
appear in something f. bir kıyafetle ortaya çıkmak
appear in something f. bir şeyde yer almak
appear in something f. bir kıyafetle insan içine çıkmak
appear in something f. bir şeyde oynamak
appear in something f. bir kıyafetle gitmek
appear in something f. bir şeyde sahneye çıkmak
İfadeler
objects in the mirror are closer than they appear expr. aynadaki nesneler göründüklerinden daha yakındır
Ticaret/Ekonomi
appear in court f. mahkeme huzuruna çıkmak
Hukuk
undertaking to appear in court i. mahkeme huzuruna çıkma taahhüdü
to appear in court f. hakimin karşısına çıkmak
to appear in court f. mahkeme huzuruna çıkmak
to appear in court f. mahkemeye çıkmak
appear in the dock f. sanık sandalyesine oturmak
appear in person f. bizzat görünmek
appear in person f. şahsen bulunmak
appear in person f. (mahkemeye) bizzat katılmak/çıkmak
appear in person f. şahsen icap etmek
appear in person f. şahsen mevcut olmak
appear in person f. ispatı vücut etmek